Ruh Sağlığını Korumada ve Tükenmişliği Önlemede Etkili 5 Yöntem

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1949 yılından beri ruh sağlığının önemini vurgulamak adına mayıs ayı “Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. İçinde bulunduğumuz pandemi dönemi sebebiyle konuya dair farkındalığımızın olması ruh sağlığımız için ekstra önem arz ediyor.

2700’den fazla katılımcının yer aldığı küresel araştırmanın sonuçlarına göre; koronavirüsün hayatımıza girmesiyle birlikte çalışanların %75’i sosyal olarak kendilerini daha yalnız, %67’si daha stresli, %57’si daha endişeli ve %53’ü duygusal tükenmeyle daha iç içe hissediyor. Tüm bunlara ek olarak; mart ayı itibari ile evden çalışmaya başlayan ve çalışma süreleri 2-3 saat artan bazı çalışanlar hasta olan sevdiklerinin bakımı gibi ilave kaygılar ekliyor.

Bu kaygıların beraberinde işte verimlilik ve devamlılık gibi kavramlar üzerinde etki yaratması; bu etkiyle beraber çalışanın ruhsal hastalık ile tükenme ihtimalini arttırması muhtemel seçenekler arasında.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmaya göre; depresyon ve kaygının küresel ekonomiye verim kaybı olarak geri dönüşü yıllık 1 Trilyon $ değerinde. Fakat daha da önemlisi, çalışan perspektifinden baktığımızda; verim kaybının önlenmesine ilave olarak, onlara ihtiyaçları olan desteği sağladığımızda bu onları daha mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşamaya teşvik edecek. Her ne kadar ruh sağlığı kişisel bir konu gibi görünse de çalışanlar bununla tek başlarına başa çıkmak zorunda değiller. Gelin şirketlerin çalışanlarının ruh sağlığına destek olmak ve tükenmeyi uzak tutmak için uygulayabilecekleri 5 etkili yönteme bir göz atalım:

  • Rehberlik Seansları ve Koçluk Hizmeti

Acil ruh sağlığı yardım hatlarının daha etkin kullanıldığı şu günlerde bazı şirketler çalışanlarının ihtiyaç halinde profesyonel desteğe erişimlerini daha da kolaylaştırıyor.

Starbucks, ruh sağlığı terapistleri veya koçlar ile binlerce çalışanına 20 ücretsiz seans desteği veriyor. Bu seanslar haftada 20 saatten fazla çalışan tüm Amerika Birleşik Devletleri çalışanlarının erişimine herhangi bir ekstra maliyet olmaksızın açık olup aynı zamanda bu seanslara çalışanların aile üyeleri de erişebiliyor.

Singapur menşeili ucuz otel rezervasyon platformu Reddoorz, yetkili rehberler ve psikologlar tarafından yürütülen online rehberlik seansları sağlıyor. Umut Yardım Hattı olarak adlandırılan bu program, sadece şirket çalışanlarına değil; birlikte çalışılan işbirlikçi otellerin çalışanlarına da açık. Şirket bu programıyla, koronavirüsün en çok etkilediği sektörlerden biri olan seyahat ve konaklama endüstrisine umut ve iyimserliği yaymayı amaçlıyor.

 

  • Meditasyon Uygulamalarına ve Online Kaynaklara Erişim

Son birkaç aydır rağbet gören bir diğer uygulama ise pek çok şirketin çalışanlarına sağlık uygulamalarına ve stres ve kaygıyı azaltıcı diğer online kaynaklara ücretsiz erişimini sağlıyor olması.

Örnek olarak Unilever’in uygulamasından bahsedebiliriz. Unilever 62.000 küresel çalışanı için 14 günlük ruh sağlığı dayanıklılığı programı başlattı. Program, Dayanıklılık Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen araçlardan yararlanarak karantina süresince negatif düşünceyle başa çıkmadan günlük rutinleri yeniden keşfetmeye kadar birçok konu içeriyor.

Yine bir başka uygulama örneğini profesyonel danışmanlık şirketi Ernst & Young’da görmemiz mümkün. EY kaygı ve depresyonu azalttığı kanıtlanmış egzersizler ile EY egzersiz programı üzerinden günlük canlı antrenmanlar paylaşıyor. Yanı sıra, çalışanlar beslenme ve uyku gibi diğer bütünsel sağlık konularını içeren seminerlere de katılabiliyor. EY, çalışanlarına program detayları ile ilgili haftalık duyuru gönderiyor.

  • İhtiyacı Olan Çalışanlar İçin Daha Fazla Esneklik ve İzin

Aile bireylerinden sorumlu çalışanlar için esneklik konusu şu günlerde daha çok önem kazandı. Diğerleri içinse; işten bir süreliğine biraz uzaklaşmak öz bakım açısından önemli. Bazı şirketler tarafından çalışanlarına ihtiyaçları halinde rahatlıkla kullanabilmeleri için daha esnek çalışma saatleri ve daha fazla izin seçenekleri sunuluyor.

Halkla ilişkiler, içerik pazarlama ve sosyal medya kuruluşu olan Kickstand Communications, çalışanlarına daha esnek bir çalışma programı çerçevesinde çalışmaları için olanak sağlıyor. Üstelik çalışanlar enerji depolamak için dilerlerse haftada üç saat izin alabiliyorlar.

Bir diğer dikkat çekici uygulamayı ise sosyal hikaye anlatma platformu Wattpad’de görmemiz mümkün. Wattpad çalışanlarını esnek çalışma saatleri konusunda teşvik etmenin yanı sıra onlara dilerlerse haftalık çalışma günlerini 4 güne düşürebilme seçeneği sunuyor.

  • Sağlıklı İş-Yaşam Dengesi Alışkanlıkları

Evlerimiz hem yaşam alanı hem de çalışma alanı görevini aynı anda üstlendiğinde o günkü çalışma saatlerine son vermekte daha fazla zorluk çekiyoruz. Bu sebeple birçok şirket üst yöneticilerinden nazik bir hatırlatma e-postası gelse bile çalışanlarını günü bitirmeye teşvik etmeye çalışıyor.

Toronto menşeili yatırım yönetimi firması WealthSimple’ı da çalışanlarına günü bitirip ara vermelerini söyleyen firmalardan bir tanesine örnek olarak verebiliriz. WealthSimple çalışanlarını yemek yerken çalışmak yerine takvimlerine öğle yemeği planlarını eklemekten; gün sonunda çalışma arkadaşları ile zaman geçirme planlamasını kadar çalışma saatlerini ayarlamaları ve günlerini bitirmeleri konusunda destekliyor.

Konuyu bir adım daha ileriye taşıyan şirketlerle de karşılaşmamız mümkün. Bazı şirketler çalışanlarının belirli saatler arasında e-posta göndermelerini ve almalarını imkansız hale getiriyor. Volkswagen bunu birkaç yıl önce uygulamaya koyan şirketlerden sadece bir tanesi. İnsanların gece yarısı çalışmalarını önlemek adına saat 18:15 – 07:00 arasında şirketin iç sunucuları tarafından kişisel hesapların e-posta göndermesine izin verilmiyor.

  • Yöneticilerin Ruh Sağlığına Dair İçtenlikle Konuşması

Hala ruh sağlığı konusu birçok profesyonel iş ortamında üzerine konuşulması pek tercih edilmeyen bir konu olarak görüldüğünden ötürü, biz çalışanlar kendimizi huzursuz hissettiğimizde bunu sesli dile getirmekte güçlük çekebiliriz. İşte bu yüzden liderlerin yapabileceği en önemli şeylerden biri neler yaşadıklarını içtenlikle paylaşabilmeleri.

Küresel yaratıcı kuruluş We Are Social’da liderler “Harika iş çıkarmışsın.” mesajının öncelik olmadığını farkındalar. Bunun yerine; liderler kendi telaşlarını paylaşıyor ve çalışanları desteklemek için her çalışanın durumunun kendine has olduğu anlayışına sahipler.

Packard Culligan Water şirketinde ise ruh sağlığına dair konuların konuşulmasına liderler öncülük ediyor. Şirket genelinde yapılan görüntülü görüşmelerde, şirket ortaklarından biri çalışanların öz bakımlarına hassasiyet göstermelerini teşvik etmek adına kendi ruh sağlığını korumak için yaptığı aktiviteleri paylaşıyor.

Yaşadığımız zorlu pandemi süreci sebebiyle birçoğumuz kendimizi yalnız ve eve hapsolmuş hissetmekteyiz ve bu hissimizde yalnız değiliz. Bu yüzden işverenler olarak çalışanlarımıza onları önemsediğimizi belli eden küçücük bir not göndermek bile onlara kendilerini iyi hissettirir. Çalışanlara bu zor günlerde yalnız olmadıklarını, yukarıda bahsettiğimiz yöntemler veya daha fazlasıyla onların yanında ve her zaman ulaşılabilir olduğumuzu hissettirmek iyi gelir. Son olarak şunu da unutmamalıyız ki pandemi geçse de çalışanlarımızın her zaman ruh sağlıklarını korumaya ve onların tükenmelerini önlemeye ihtiyacımız olacak.

 

Hazırlayan: Büşra Oral

Kaynak: Linkedin Business

Comments are closed.