Neden İş Yerinde Kahveyi Eksik Etmemelisiniz?

Yüzlerce yıllık kahve kültürümüz, son 10 yılda iyice yaygınlaşan Avrupa kökenli üçüncü kahve dalgasıyla daha da zenginleşti. Artık birçok insan kahveyi daha yakından tanıyor ve eskiye göre kahve yapma ve içme alışkanlığında daha seçici hale gelmiş durumda. Biz kahve severlerin gün içerisinde sıkça tükettiği ve özellikle çalışma masasından eksik etmediği kahvenin vücudumuz üzerinde çeşitli etkileri mevcut ve dolayısıyla, çalışma performansımızı da doğrudan etkiliyor.

 

Çalışma performansı ve kahve arasındaki ilişki, iş yerinde kahve içme alışkanlıkları üzerine yapılan çalışmalara da ilham veriyor. Bu bakımdan, çalışan ekipler arasında kahveye olan ilgide de bir artış olduğu şüphesiz.

(Bu artan ilgiyi profesyonel bilgiyle karşılamak için iş yerlerinde düzenlediğimiz Kahve Tadım ve Yapım Atölyesi’ni inceleyebilirsiniz. Bu yazının devamında kahvenin iş yaşamındaki olumlu etkilerine dair veriler ve öneriler sizleri beklerken, ekiplerinizin gurmelik ve baristalık becerilerini geliştirerek iş yerinizde kahveyi daha yakından tanımanızı sağlayan atölye çalışmamıza da göz atmış olursunuz.)

 

Kahvenin insan vücudu üzerindeki etkilerini inceleyen bilimsel çalışmaların sayısı git gide artmakta. Bu çalışmaların hemen hemen hepsinin hemfikir olduğu noktalardan biri, gün içerisinde 1 bardak kahve içmenin yorgunluğu azaltıp aktifliği artırarak çalışma performansını olumlu etkiliyor olması. Medikal yazar Stephen Braun’un belirttiği üzere, kahvenin içindeki kafein, adenozin reseptörlerini bloke ediyor ve bu sayede beyin rehavete kapılmaktan alıkonuyor[1]. Yani enerjimizi koruyarak daha uzun süre yorulmadan çalışmaya devam edebilmemiz için 1 bardak kahve hemen imdadımıza yetişiyor.

 

Tam bu noktada önemli olan bir şey var: Yapılan çalışmalarda ortaya konulan sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu da demektir ki, birçok insanın enerjiyle dolması için 1 bardak kahve yeterli olurken, gün içerisinde daha çok kahve içmeye alışmış kişiler üzerinde 1 bardak kahvenin pek etkisi olmayabilir. Yani kahvenin olumlu etkilerinden faydalanmak için içmeniz gereken kahve miktarını kendi alışkanlıklarınıza ve bünyenize göre kendiniz belirlemelisiniz. Tabii unutmayın ki yüksek miktarda kafein alımının mide rahatsızlıklarına, anksiyeteye, uyku bozukluğuna, kalp çarpıntısına yol açması da çok sık görülen bir durum. Haliyle kahvenin olumlu etkilerinden faydalanmak için kafein alımınızı düşük tutmaya özen göstermek birinci kural.

Çalışırken kahve içmenin fiziksel faydaları arasında ergojenik, yani fiziksel performansı artırıcı başka faydalar da mevcut. Özellikle mavi yaka çalışanların çalışma performansını iyileştiren bu etki, kahvenin sporcular üzerindeki tesirini inceleyen araştırmalarla kanıtlanmış durumda[2].

 

Mental Sağlığınız İçin Kahve İçin

Hepimiz aynı anda birçok şey istiyoruz, fakat bunların hepsini gerçekleştirmek için yeterli iradeye sahip değiliz. Çünkü irade sınırlı bir kaynaktır. Özellikle de yorgun olduğumuzda irademiz daha da azalır. İşte bu noktada kahvenin iradeyi güçlendirici bir etkisi var. Özellikle yorucu bir gün içerisinde önemli kararlar vermeniz gerektiğinde, öncesinde içeceğiniz 1 bardak kahve daha iyi bir karar vermenizi sağlayacaktır.

 

Ayrıca kahvenin düzenli tüketimle uzun vadede beyin üzerinde koruyucu bir etkisinin olduğu da biliniyor. Kahvede bulunan kehveol ve kafestol yağları nörolojik açıdan antienflamatuvar etkiye sahip oluşları sayesinde beyni oksidatif strese ve DNA hasarına karşı koruyabiliyorlar[3]. Bu noktada bir antioksidan olan kahvenin mental performansı da nasıl artırdığından bahsetmemiz gerekir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki düşük miktarda içilen kahve, insanın bilişsel ve fiziksel motor duyularını iyileştiriyor[4]. Örneğin, PLOS One raporu, 200 mg kafein alımının (yaklaşık 2 bardak kahve) okunan ya da duyulan ifadeleri anlama becerisinde belirgin bir gelişme sağladığını kanıtlanmış durumda. Aynı rapora göre, kısa süreli hafızanızı ve problem çözme becerilerinizi de kahveyle geliştirebilirsiniz[5]. Bu da demektir ki yaptığınız iş ister yeni bir teknolojiyi öğrenmenizi, isterse de basit evrak işi yapmanızı gerektirsin, kahve içmek çalışma performansınızı olumlu etkileyecektir. Bununla birlikte, Barselona Üniversitesi’nin Psikiyatri ve Klinik Psikobiyoloji Bölümü’nde yapılan bir çalışma da kahvenin şekerli içilmesinin uzun süreli dikkat ve hafıza açısından olumlu etkilerini ortaya koyuyor[6].

 

Masa Başı Çalışanların Dikkatine

Kahvenin az bilinen olumlu bir etkisi de insanın ağrı eşiğini yükseltmesidir. Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde yapılan bir çalışmada, ağrıyı tetikleyici masa başı çalışmaları öncesinde kafein alan çalışanların diğerlerine göre daha az ağrı duydukları ortaya konulmuş[7]. Özellikle uzun saatler boyunca bilgisayar başında oturması gereken IT ekipleri ve görsel tasarım ekiplerinin iş yerinde kahve içme alışkanlığı edinmeleri duruş bozukluğuna bağlı fiziksel ağrılardan etkilenmelerini azaltacaktır.

 

 

Kahve Molalarını Unutmayın

İş yerinde ekip olarak kahve içme alışkanlığı edinmenin bir diğer önemli faydası da kahve molaları. Birçok yönetici uzayan kahve molalarından memnun olmasa da yapılan araştırmalar bu molaların özellikle yaratıcılığı ve grup etkileşimini artırdığını kanıtlıyor. Örneğin, 2010 yılında MIT’de yapılan bir araştırmaya göre, kahve molaları çalışanların kişisel ya da işe ilişkin deneyimlerini birbirleriyle paylaşmalarını sağlayarak bütün ekipte performans artışını tetikliyor[8].

 

Bu konuda elde edilen bulgular, kahve molalarındaki faydanın kimyasal bir reaksiyondan değil, sosyalleştirici etkisinden kaynaklandığını gösteriyor. İşle ilgili olarak sosyal bariyerlerin aşıldığı ve daha serbest sohbetlerin gerçekleştiği bir ortam hazırlaması bakımından, kahve molaları her çalışanın ekip içinde daha katılımcı olmasını sağlıyor ve ekibin odaklanmasını artırıyor. Bu kapsamda yapılan bilimsel araştırmalar da gösteriyor ki grup görevleri öncesinde birlikte kahve içen ekipler diğerlerine göre hem bireysel hem de ekip olarak daha yüksek performans sergiliyorlar[9].

 

Abartıya kaçmadan kahve içilen günlerde daha yüksek performansla çalışan ekip üyeleri ve kahve sohbetlerinde iletişim olanağı bulan ekipler toplam verimliliği artırabilir. Bir kahvenin hakikaten 40 yıl hatırı da oluyorsa neden şimdi gidip kendimize bir kahve hazırlamayalım ki? 🙂

 

[1] https://www.entrepreneur.com/article/290189

[2] https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26568580/).

[3] https://www.mendeley.com/catalogue/d0ed2adb-5b89-306a-aa8e-bb394626ef15/

[4] https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23344884/

[5] https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0048487

[6] https://www.bmedreport.com/archives/19920

[7] https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22943590/

[8] https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1586375

[9] https://gsm.ucdavis.edu/news-release/coffee-coworkers-more-productive-and-feels-better-uc-davis-study-finds-0

Comments are closed.