Mutluluğa Liderlik Etmek İsteyenler İçin 3 İpucu

“En iyi liderler organizasyonunun ihtiyaçlarını her şeyin önünde tutan, daha iyisi için her zaman fedakârlık yapmaya hazır olan liderlerdir.” sözüne veya benzer içerikli sözlere hepimizin muhakkak denk geldiği olmuştur. Peki, günümüzde artık bu söz ne kadar geçerliliğini koruyor? Liderlerin etki ettiği insan sayısını düşündüğümüzde, öncelikle mutlu olması gereken kişilerin aslında onlar olması gerekmez mi? Organizasyonlarda lider olmanın yanı sıra; her birimizin kendi hayatımızın birer lideri olduğunu da kabul ederek gelin mutlu organizasyonlar için mutlu liderliğe giden yolda üç ipucundan bahsedelim:

1)  Sizi neyin mutlu ettiğini fark edin

Shawn Achor “The Happy Secret to Better Work” TED konuşmasında mutluluğu dış dünyanın etkilediği düşünülse de dış dünyanın uzun vadede sadece mutluluğun %10’una etki ettiğini söylüyor. Peki kalan %90? Bunun için iç dünyamızda bizi nelerin mutlu ve motive ettiğine, mutluluk tanımlamalarımıza bakmakta fayda var. Achor’ın konuşmasında hepimizde bir şekilde olduğunu düşündüğüm nokta ise: Başarının getirdiği mutluluktan faydalanamama. Bir işte başarılı olduk, o an onun tadını çıkarmak yerine; daha başarılı olmalıyım, daha iyisini yapmalıyım diye düşünerek o anın mutluluğunu yaşamaktan ziyade hemen ileriye dönük planlarımıza koyuluyoruz. Halbuki o başarıya dair mutluluğu gerçekten hissettiğimizde, bir sonraki zorlu adımlar için çok daha hazır olacağız.

2) İş yaşamınız ve özel hayatınız arasındaki dengeye bakın

Hepimizin hayatta zevk aldığı şeyler farklı. Kimimiz sadece ailemizle vakit geçirmekten mutlu olurken; kimimiz de işimizde en az ailemizle geçirdiğimiz vakit kadar zevkli zaman geçirebiliyoruz. Burada kilit nokta ise dengeyi nasıl ve nelerle kurmak istediğimiz. Sizin için öncelikli değer hangisi ise onu belirleyin, hayatınızı buna göre düzenleyin. Stewardship Asia Center (SAC) Singapore CEO’su Rajeev Peshawaria’nın bu konuda ilgimi çeken sözlerini paylaşmak isterim: “Değerlerimi ve amacımı fark etmeden önce, bana önceliğim sorulduğunda hep ailem derdim. Çünkü geleneksel olan cevap buydu. Daha sonra kendime gerçekten ne istediğimi sorduğumda işimle çalıştığım dünyaya bir katkı sağlamak ve lider olmak istediğimi anladım. Tuhaf olan şeyse; birinci önceliğimi tanımladıktan sonra çok daha iyi bir eş ve baba oldum.”

 

 

3) Mutluluğu organizasyonunuzun kültürü haline getirmeye çalışın

“Bizler, yaptığımız şeyin sadece okyanusta bir damla olduğunu hissediyoruz. Ama okyanus bu damla olmasaydı eksik olurdu.” Rahibe Terasa’nın bu sözünü dikkate alarak şirketinizde küçük mutluluk adımları atmaya ne dersiniz? Benim adım atmam yetmez diye düşünmeyin, okyanusa bir küçük damla da siz katın. Çalıştığınız yeri negatiflikten arındırılmış bölge haline getirin. Çalışma arkadaşlarınızı da sürece dahil edin. V-Soft Consulting şirketi Pazarlama Direktörü Sally Martin iş yerinde mutluluğa liderlik etmenin aslında bir tercih meselesi olduğunu söylüyor. Meselenin, teorik bilgileri pratiğe dökerek mutluluğun organizasyona olan etkisini görmek olduğunu vurguluyor.

Dönemsel olarak dünyaca zor bir zamandan geçiyoruz. Önemli olan; zorlukları da kabul ederek değer katmaya devam edebilmek. Stresi tehdit yerine aşılması gereken bir zorluk olarak görmek hem bulunduğunuz organizasyona hem de size uzun vadede fayda sağlayacak ve sizi esnek ve çevik bir lider haline getirecektir. Mutluluk dokunuşlarınızın fayda sağlaması dileğiyle…

Hazırlayan: Büşra Oral

Kaynakça:

https://www.emergenetics.com/blog/happiness_in_leadership/

https://blog.vsoftconsulting.com/blog/happiness-is-a-leadership-style

https://www.forbes.com/sites/rajeevpeshawaria/2019/08/06/happiness-the-most-important-pre-condition-for-powerful-leadership/?sh=5cbd20fa6ca5

 

 

Comments are closed.