Mutlu Çalışanlar İçin Şirketlerin Sahip Olması Gereken 5 Özellik

Dünya genelinde 700 kişiyle yapılan bir araştırmada katılımcılara şu soru yöneltildi: “İş yerindeyken ne sıklıkta kendinizi mutsuz hissediyorsunuz?”
Yanıtlar şöyle:
*  %19 – neredeyse her gün
*  %29 – haftada 1 günden fazla
*  %16 – haftada 1 gün
*  %8 – hiç veya neredeyse hiç
Bu oranları iyileştirmek ve şirket gelirlerini artırmak için çalışanların kalplerini ve zihinlerini kazanmak gerekiyor. Nasıl mı?

400’den fazla şirketi olan ve çoğumuzun Virgin’in CEO’su olarak tanıdığı Richard Branson bu konuda şöyle bir formül geliştirmiş:

Mutluluk > Verimlilik > Karlılık

Başka bir deyişle, şirketlerde karlılığa giden yol verimlilikten, o da mutluluktan geçiyor.
Mutluluk gurularından Dalai Lama der ki: “Mutluluk size hazır bir şekilde gelmez, sizin kendi eylemlerinizden doğar.”
Aynı şekilde, çalışan mutluluğu, dolayısıyla verimlilik ve dolayısıyla karlılık ancak biz doğru adımları attığımızda şirketimize gelecek.
Peki bu konuda İnsan Kaynakları Profesyonelleri ve Yöneticiler ne yapabilir?
Bilimsel örnekler üzerinden gidelim.
Mutluluk ve verimlilik üzerine, 2014 yılında İngiltere Warwick Üniversitesi’nde Andrew J. Oswald, Eugenio Proto, ve Daniel Sgroi tarafından bir dizi deney yapıldı.
*  1. deneyde, deneklere komedi videosu izlettirildi. Standartlaştırılmış bir görevi yaparken ölçülen verimlilikleri, bu videoyu izlemeyen deneklere oranla çok daha yüksek çıktı. Bu aslında oldukça basit bir yöntem.
*  2. deneyde, yine bir komedi videosu izlettirildi. Bu kez yinelemeli ve sürece yayılan bir ölçüm metodu kullanıldı. Mutluluk oranı en üst düzeyde artış gösteren deneklerin verimliliklerinin de üst düzeyde arttığı sonucuna ulaşıldı.
*  3. deneyde farklı bir yaklaşım benimsendi. Yapılandırılmış bir şekilde deneklere işverenleri tarafından çikolata, meyve ve içecek ikram edildi. Önceki deneylerde olduğu gibi yine verimlilikte değerli bir düzeyde artış gözlendi.
*  4. deneyde, deneklerin verimliliği en başta ölçümlendi. Deneyin sonunda deneklere bir anket yapıldı ve ailelerinin hayatında yakın dönemde yaşanan trajik olaylar sorgulandı. Deneyin sonunda bu tür trajedileri anlatan deneklerin büyük oranda, deneyin başında verimliliği düşük ölçülen denekler olduğu gözlendi. Aynı zamanda, düşük oranda mutluluk seviyesi gösterdikleri belirlendi.
Deneyin tek cümlelik özeti: Gülümsemek ve mutlu hissetmek iş verimini artırıyor, olumsuz durumların daha hafif atlatılmasını sağlıyor.
Bu deneyin çıktılarını, plazalardaki solgun ve sıkılgan hayatlarımıza uygulayacak olursak, mutlu bir çalışma ortamı yaratmak için kullanılabilecek en kolay iki yolu şöyle listeleyebiliriz:
-Komik bir video izleyin!
-İşvereninizin ücretsiz meyve, çikolata veya içecek bir şeyler ikram etmesini sağlayın.
Kulağa fazla basit gelmiyor mu? Bu yolla mutluluğu sağlayamayacakmışsınız gibi hissetmenize yol açacak kadar basit… Oysaki sıkıcı bir Pazartesi sabahı toplantısında projeksiyona bağlı bilgisayarda herkesin güleceği bir video koysanız, hatta bunu bir ritüel haline getirseniz, o mutsuz ve kasları henüz uyanamamış yüzlerde tatlı bir tebessümle başlanan haftaya kim hayır diyebilir ki? En sert, katı tutumlu yönetici bile kendini gülmekten alıkoyamasa toplantı için keyifli bir başlangıç olmaz mıydı? Üstelik 0 TL bütçe gerektirdiği için Yönetim ekibiniz de buna bayılacak!
Unutmamak gerekir ki, gülmek en iyi ilaçtır ve KESİNLİKLE profesyonellik dışı değildir!
Çoğu iş yerinde beden, kafamızı bir toplantıdan diğerine taşıyan şey haline indirgeniyor. Oysaki gülmek, bedenin rahatlamasına, kalp atışlarının yavaşlamasına, yüksek tansiyonun düşmesine ve kasların gevşemesine imkan sağlar. Bu da yorgunluk seviyesini düşürerek günün daha enerjik geçmesini tetikler.
Aslında işe, kendi aranızda espri yapıp çalışırken gülüştüğünüz bir esnada, üst yönetimden birisi ofisinize girdiğinde kendinizi ciddileşmek zorunda hissettiğiniz o andan başlamak lazım. Neydi bizi “ciddi” olma gerekliliğine iten şey? Bu anlayış, insanı gülen ve mutlu bir birey olma yolundan, ciddi ve mutsuz olma yoluna doğru itiyor. Ofiste çalışırken ciddi görünürsek, daha çok çalıştığımız algısını mı yaratırız? Ama hani biz İnsan Kaynakları profesyonelleri iş ilanlarında aranan kriterlere “güler yüzlü” olmayı da ekliyorduk?
“Güler yüzlü olsun ama çalışırken gülmesin” mi?
Bunu konuşarak başlamalıyız.
Takımına “Haydi sahaya çıkıp biraz eğlenelim!” diyen bir lise basketbol koçu, gergin oyuncularla dolu bir takımın başarılı olma olasılığının daha düşük olduğunu bilerek onları eğlenceye yönlendiriyordur.
Çünkü dopamin hormonu, olumlu ve keyifli olduğumuzda salgılanır ve salgılandığı zaman beyindeki öğrenme merkezini harekete geçirir, yeniliklere daha kolay adapte olmamızı sağlar. Fiziksel olarak rahat olmak, çoğu durumda görevlerin daha hızlı tamamlanmasını, motor becerilerin kolaylaşmasını, takım etkileşiminin artmasını, yeni fikirlerin gelişmesini ve yaratıcılığın ortaya çıkmasını sağlıyor.
Psychology Today’da Ronald Riggio tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, gülümsemek çoğu anti depresan ilacın yaptığı gibi, serotonin seviyesini yükseltiyor. (Günden güne anti depresan ilaç kullanan sayısındaki artışı da düşününce, başkalarını gülümseterek toplumsal duyarlılığı yüksek bir davranışta bulunacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.)
İş yerinde mutlulukla ilgili yapılan araştırmalar en önemli iki kavramın şunlar olduğu sonucunu veriyor:
*  Sonuçlar: Yani işle ilgili hedefleri başarmak, iyi bir performansın olduğunu düşünmek gibi sonuca yönelik kriterler bizi mutlu ediyor. İşinde iyi olmayan birisi mutlu olamaz. Sonuçlar anlamlıysa, yaptığınız işin faydası olduğuna inanıyorsanız mutlu olmanız daha kolaydır. Peki insanlara sonuçları nasıl gösterebilirsiniz? Pozitif geri bildirim kültürü Türkiye’de pek yok maalesef. En azından “senin sayende …. oldu, senin sayende X projesini sonuçlandırabildik” gibi geri bildirimler sonuçların daha net görülmesini sağlayacaktır.
*  İlişkiler: İş yerinde iyi ilişkiler kurmak bizi mutluluğa yaklaştırıyor. Yöneticinizle iyi bir ilişkiniz yoksa mutlu olamazsınız. Bilirsiniz, insanlar çoğu zaman işlerini değil, yöneticilerini bırakır. Kurduğunuz iyi ilişkiler daha kolay aidiyet hissetmenizi sağlar. İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre, iş yükünüz çok yüksekse ve ilişkileriniz de kötüyse 20 yıllık çalışma sonucunda kalp krizi ve ölüm riskiniz artıyor.
Peki sizin şirketinizde en önemli odağınız nedir?
A) ŞİRKETİM SONUÇLARA ODAKLANIR.
B) ŞİRKETİM İLİŞKİLERE ODAKLANIR.
C) HER İKİSİNE DE ODAKLANIR.
C şıkkını seçebildiyseniz çok şanslısınız, mutlu olmanız için gereken koşulları sağlayan bir iş ortamınız var demektir.
İş yerinde mutluluk daha;
*  İyimser
*  Verimli
*  Hızlı
*  Enerjik
*  Sevilen
*  Takım oyuncusu
*  Yardımsever
*  Güvenilir
Birisi olma yolunda da sizi destekler.
Mutlu Çalışanlar İçin Şirketlerin Sahip Olması Gereken 5 Özellik
Tüm bu verilerden de yola çıkarak mutlu çalışanlar için şirketlerin sahip olması gereken 5 özelliği özetleyelim:
*  Mutlu çalışanlar aynı rolde çok uzun süre kalmayan kişilerdir. Hareket ve gelişim algısı iş tatmini ve memnuniyet yaratır. Öte yandan, sürekli aynı monotonluğa sebep olan statüko, bir süre sonra kişiyi tüketir.
*  Mutluluk ve anlam arasında güçlü bir korelasyon vardır. Çevrenize veya dünyaya olumlu bir etkiniz olduğunu hissediyor olmanız, mutlu olduğunuzu fark etmek için yaptığınız diğer pek çok şeyden daha önemli bir sebeptir.
*  Çalışanların düzenli geri bildirim almalarına ve başarılı işlerin takdir edilmesine yönelik politikalara sahip işyerleri, mutlu işyeri olmaya çok daha yakın yerlerdir.
*  Çalışanların ilk olarak birer insan, daha sonra çalışan olduklarının farkında olarak bireysel refahlarına yönelik uygulamalar geliştirilmelidir.
*  İş ve özel hayat dengesine değil de, iş-özel hayat entegrasyonuna vurgu yapılmalıdır.
Tüm bu verilerin ışığında özetleyecek olursak, her gün tanıdığımız ve tanımadığımız pek çok kişiyi etkilemeye çalıştığımız ve şirket çalışanlarımızın da yüksek verimlilikle çalışmasını istediğimiz iş yerlerimizde gülümseme oranlarını artırmamız demek, bedensel ve ruhsal rahatlamayı, çalışan mutluluğunu ve verimliliğini de artırmak anlamına gelecek, kurumlarımız bizler gülümsediğimizde daha mutlu ve karlı hale gelecek.
Comments are closed.