Gerçekten Mutlu İnsanların 7 Alışkanlığı

isyerinde-mutlulukEtrafa bakınca çoğu zaman, sürekli mutluluk arayışında olan ancak ne olursa veya ne zaman olursa olsun “şu anda” mutlu olamayan insanlar görüyoruz.

Bu durumu Pascal şöyle ifade eder:

“Aslında hiç yaşamıyor ama sadece yaşamayı umut ediyoruz ve her zaman mutlu olmayı dört gözle bekliyoruz. Bu yüzden de mutlu olmamamız kaçınılmazdır.”

Konfüçyüs ise aynı durumu kendi sözleriyle şöyle anlatır:

“Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.”

 

Felsefeyi bir kenara koyup bilime kulak verecek olursak, akademisyen Psikolog Sonja Lyubomirsky’nin yazdıklarını okumak fikir verebilir. Ne de olsa, eğitimini Harvard ve Stanford Üniversitelerinde tamamlayan Lyubomirsky, konu “mutluluk” olduğunda literatürde en fazla karşılaşacağınız uzmanlardandır. Ona göre, mutluluğumuzun %40’ı genetiğimizle, %10’u koşullarımızla belirlenir. Güzel haber şu ki, geri kalan %40’lık kısım, bizim değiştirebileceğimiz alandır. Yani muhtemelen Dalai Lama’nın “Mutluluk size hazır bir şekilde gelmez, sizin kendi eylemlerinizden doğar.” derken kastettiğine benzer eylemlerle değiştirebileceğimiz bir mutluluktan bahsediyoruz.

“Peki bu eylemler neler olabilir?” diye baktığımızda çoğu zaman değiştirilebilir alışkanlıklar olduğunu farkediyoruz. Öyleyse mutluluğun formülü çok açık olmalı; bizi mutsuz eden alışkanlıklardan vazgeçip, daha mutlu edecek alışkanlıklar edinmek!

Bu uzunca girizgahtan sonra haydi gelin, bu alışkanlıkları konuşalım:

 

 

  • 1- Yaşamı iliklerine kadar hissetmek

En son ne zaman içtiğiniz suyu kana kana içip, akşam yemeğinin her lokmasının tadına vara vara, veya elinizdeki çileğin dokusunu hissederek ve kokusunu duyarak yediniz? En son ne zaman yolda yürürken rüzgarın yüzünüzde bıraktığı hissin farkına varıp, burnunuza düşmeye başlayan yağmur damlalarıyla ferahladınız? En son ne zaman, o an yaptığınız şey her ne ise onu, zihninizde sadece onu düşünerek yaptınız? Matt Killingsworth isimli uzmanın yaptığı ve tüm dünyadan 20 bin kişinin katıldığı araştırmaya göre, insanların en mutlu oldukları anlar, zihinleriyle bedenlerinin aynı anda aynı şeye odaklandığı zamanlar.

iste-mutluluk

 

 

  • 2- Hareket etmek.

“Sitting is the new smoking” sözüyle geyiğini yaptığımız durum çok gerçek! Hareketsizlik çağımızın bağımlılığı. Hareket etmek derken illa spora gitmekten bahsetmiyoruz. Eğer masa başında çalışan biriyseniz, haftanın 7 günü 1’er saat spor yapsanız bile hala hem mutluluğunuz hem de yaşam kaliteniz risk altında demektir. Modern ofis yaşamı bizi öfkeli, sabırsız ve gergin bireyler yapıyor. Bunda sürekli aynı pozisyonda duran kaslarımızın etkisi de büyük. Gün içinde her 20 dakikada bir vereceğiniz 2 dakikalık yürüyüş molaları, asansör yerine merdiven kullanmak, yürüme mesafesinde gideceğiniz yerlere yürüyerek gitmek size tahmin ettiğinizden çok daha fazla iyi gelecek.

 

 

  • 3- Başkalarına yardım etmek.

“Eğer bir saatliğine mutlu olmak istiyorsan, şekerleme yap; 
Eğer bir günlüğüne mutlu olmak istiyorsan, balık tut; 
Eğer bir yıllığına mutlu olmak istiyorsan, yüklü bir miras kon; 
Eğer bir ömür boyu mutlu olmak istiyorsan, başkalarına yardım et.” 

Bunu bir Çin atasözü söylüyor. 2007’de Syracuse Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak yer alan kişilerin diğerlerine göre %42 daha mutlu olduğunu saptadı. Harvard’da yapılan bir araştırmaya göreyse, iş arkadaşlarına yardım eden kişilerin %40 oranında daha hızlı terfi alıyor.

mutlu-sirketler

 

 

  • 4- Parayı başkaları için de kullanmak.

Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, elindeki parayı başkası için harcayanların, kendileri için harcayanlardan daha mutlu olduğu bulunmuş. Hatta “acaba deneklerde etraf ne der algısı olduğu için mi sonuç böyle çıktı” diye düşünen araştırmacılar deneyi 2 yaşındaki çocuklar üzerinde yapmak üzere yeniden yapılandırmış. En büyük balık krakerini başkalarıyla paylaşan çocuklar da daha mutlu çıkmış!

 

 

  • 5- Hayatında mutlu insanlar biriktirmek.

Jim Rohn “En çok vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalaması sensin” der. Eğer yakın çevrenizdeki insanlar mutluysa siz de mutluluğa daha kolay ulaşırsınız. Beynimizdeki ayna nöronlar dolayısıyla gülümsemenin de esnemek gibi bulaşıcı olduğu pek çok araştırmayla kanıtlandı. Çevrenizde gülümseyen, hayatından keyif alan, mutlu insanlar olması inanın, sizin için düşündüğünüzden daha iyi.

 

 

  • 6- Yeterli ve kaliteli uyku uyumak.

“Ben az uyurum abi, 5 saat neyime yetmiyor!”cular toplanın, bir şey söyleyeceğiz. Dünya genelinde yapılan bir araştırmaya göre, insanların sadece %2,5’u günde 7 saatten az uykuyla yetinebiliyor. Başka bir araştırmaysa, kalitesiz veya eksik uyku alışkanlığı olan kişilerin iş tatmininin, diğerlerine göre %50 daha az olduğunu ortaya çıkardı. Bu nedenle, daha mutlu olmak isteyen gece kuşları ve insomnia muzdaripleri hemen bu işe bir çare bulmalı.

 

 

  • 7- Olumlu düşünmek.

Hayatta hiçbir zaman her şey 4×4’lük olmaz. Ancak her birey kendi mutluluğu için sorumluluk almak zorundadır. Bu noktada sizin sorumluluğunuz, havalar nasıl olursa olsun kendi havanızın iyi olduğundan emin olmak! Çünkü mutluluğunuzun anahtarı diğer insanlarda değil. Olumsuz durumlarda başkalarını suçlayan kişilerdense, her durumda elinde kalanlara şükreden kişilerin daha mutlu bireyler oldukları biliniyor. Özetle, bardağın dolu tarafına bakmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Başkaları için değil, kendi mutluluğunuz için.

 

einstein

 

 

Kimse bir sabah daha mutlu bir hayata uyanmaz. Mutluluk birdenbire gelen bir ruh hali değil, kalıcı bir süreç olduğunda kıymetlidir. Çünkü, öfke, üzüntü gibi pek çok duyguyla birlikte tam olarak insanız. Bu nedenle, anlık duygu değişimlerindense zihnimizin genel olarak olumlu düşünmesini ve kendimizi daha yoğun bir şekilde iyi hissetmeyi hedefler, sonra da bunun için gerçekten sorumluluk alırsak uzun vadeli mutluluk mümkün olabilir.

 

 

 

Comments are closed.