Etkili Dinleme İçin 4 Taktik

Mevlâna der ki: “Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.” Peki, iletişimin “karşıdaki” kısmında yer alırken söylenenleri anlamak için ne kadar etkili dinliyoruz hiç düşündünüz mü? Tıpkı bakmakla görmek gibi duymak ve dinlemek de aynı şey değil. Zaman zaman gözden kaçırsak da aslında dinlemek iletişim süreçlerimizin büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor.

Gelin önce dinleme kavramının temel bileşenlerinden bahsedelim. Dinleme; alma, anlama, hatırda tutma, değerlendirme ve cevap verme olmak üzere beş bileşenden oluşuyor. Konuşmacı tarafından verilen yazılı ve sözlü mesajları alarak dinlemeye başlıyoruz. Tabii ki dinleme aşaması mesajın alınması ile bitmiyor. Verilen mesajın içerisindeki duygu ve düşünceleri anlama aşaması ise ikinci bileşen. Dinleme sürecinin sağlıklı olarak ilerleyebilmesi için üçüncü bileşen ise verilen mesajdaki anlamları hatırımızda tutmak. Değerlendirme bileşeni ise son adım olan cevap verme öncesinde hatırımızda tuttuğumuz, bize verilen mesajın değerlendirilmesini ifade ediyor. Cevap verme ile birlikte karşılıklı iletişim süreci başlamış oluyor.

Dinlemek aslında aynı anda birçok yetkinliğimizi kullanmamızı gerektiren bir süreç diyebiliriz. Dikkat, konsantrasyon, analitik düşünme, cevap verme bunlardan birkaçı. Bir iş görüşmesinde mülakat esnasında gerçekleştirdiğimiz dinleme ile arkadaşlarınızla bir buluşma esnasında gerçekleştirdiğimiz dinleme aslında aynı olmuyor. Dinleme, zamana, mekâna ve duruma göre değişebiliyor. Hepimizin kabul edeceği bir gerçek var ki mükemmel iletişim diye bir şey yok. Fakat; etkili dinleme ile iletişim kazalarını ve yanlış anlaşılma ihtimalini en aza indirmek mümkün. Gündelik hayatınızda faydalanabileceğinizi düşündüğümüz etkili dinleme için dört taktiği sizlerle paylaşmak isteriz.

1) Empatik ve Objektif Dinleme

Dinleme esnasında karşı tarafın verdiği mesajın yanında ne hissettiğini de anlamamız gereken durumlarda empatik dinleme devreye giriyor. Durumu onlar gibi görmeye, anlamaya ve hissetmeye çalışmak uzun vadede ilişkilerimizi de kuvvetlendiriyor. Bazense kişinin yaşadığı durumu doğru anlamak adına objektif dinleme yapmak gerekebiliyor. Bu gibi durumlarda, objektif dinleme duyguları bir yana bırakarak kişinin konuyu abartıp abartmadığını anlamamamızı sağlıyor. Karakteristik özelliklerini bildiğimiz kişileri dinlerken bu ayrımı yapmak çok daha kolay diyebiliriz.

2) Eleştirel Olmayan ve Analitik Dinleme

Etkili dinlemede önemli bir diğer etken ise eleştirel olmayan ve analitik dinleme ve cevap verebilme yetkinliği. Eleştirel olmayan dinleme sırasında yapmamız gereken, açık görüşlülükle ve anlamak amacıyla dinlemek. Analitik dinleme içinse yapmamız gereken sonrasında değerlendirme veya hüküm bildirme amacıyla dinlemek. Burada önemli olan nokta ise; ilk aşamada hüküm vermeyi erteleyerek açık yüreklilikle dinlemek; tamamen konuyu ve içeriğini iyice anladıktan sonra gerekli analiz ve değerlendirmeyi yaparak yorumda bulunmak.

3) Yüzeysel ve Derinlikli Dinleme

Dinleme esnasında çoğu zaman bize söylenen sözlerdeki direkt anlamı alırız. Halbuki bazen verilen mesajlarda direkt olmayan, birden fazla anlamlar da var. Bu anlamları anlayabilmek için derinlikli dinlemek gerekiyor. Sadece yüzeysel dinleme ile verdiğimiz cevaplar karşı tarafı anlamamıza ve anlamlı bir ilişki kurmamıza engel oluyor. Yüzeysel ve derinlikli dinlemede sözlü ve sözsüz verilen mesajları ve mesajların içeriklerini anlamak oldukça önemli. Burada dikkat etmemiz gerek hassas nokta ise; her mesaja acaba buradan almam gereken başka anlamlar var mı, diye düşünerek yaklaşmadan hangi dinlemenin daha faydalı olacağına karar vermek.

4) Aktif ve Pasif Dinleme

Aktif dinleme sürecinde bize verilen mesajdan çıkardığımız anlamı karşı tarafa teyit etmek adına tekrar iletiriz. Tabii ki bu duyduklarımızı kelimesi kelimesine tekrar etmek değildir. Karşı tarafın sözlerinden anladığımız duygu ve düşünceleri kendimizce ifade etmek diyebiliriz. Aktif dinlemenin en güzel yanı anladığınızı karşı tarafa doğrulatmak ve varsa yanlış anlaşılmaların önüne geçmek. Aktif dinlemeyi, karşı tarafın sözlerini özetlemek, duygularını anladığını belli etmek ve soru sormak olmak üzere üç aşamaya bölebiliriz. Aktif dinlemek emir, uyarı, tavsiye vermek değil; hislerini anladığını belli etmektir.

Dört başlıkta topladığımız bu etkili dinleme taktiklerine içinde bulunduğunuz durum ve koşullara göre başvurmanız mümkün. Aslında etkili dinlemenin en can alıcı noktası bu taktiklerin hangisinin o duruma uygun olduğuna karar verebilmek. Özellikle iş yaşamımızda iletişimin sorunsuz ve işleyişin doğru ilerlemesi adına etkili dinleme yapabilmemiz çok önemli.

 

Yeni yılda daha etkili dinlemeye ne dersiniz?

Hazırlayan: Büşra Oral

Kaynakça: Messages, Building Interpersonal Communication Skills Book – Joseph A. DeVito

Comments are closed.